Altun,Çoğu zaman depresyon, terapiden çok aynı zamanda psikiyatrik bir boyutu vardır, ilaçla tedavi edilmesi de gerekebilir.öncelikle ergenler de gördüğümüz tükenmişlik hali genelde kaygı bozukluğundan ileri geliyor. Çok fazla yarış halindeler, çok fazla bir şekilde bir yerlere yetişme halindeler ve ister istemez günümüz dünyasında her şey çok çabuk ulaşılabilir vaziyette.er ailenin yapısı, her çocuğun yapısı bir değil, her çocuk biriciktir, tektir evin içinde kaç tane çocuk olursa olsun her çocuğun karakteri kendine özgüdür. Bir çocuğunuz da hiç görmediğiniz huyları, yapıları başka bir çocuğunuz da çok fazla görüyor olabilirsiniz özellikle çocukları kendi aralarında kıyaslanması ya da çevre ile kıyaslanması çocukların 1 – 0 kendilerini yenik hissetmelerine sebep oluyor.Uzman Klinik Psikolog Sena Altun Şanlıurfa Gazetesine yaptığı açıklamada ; Genellikle stres insanların yaşadığı şeyle karşıladığı şey arasında değişkenlik gösterir, günlük yaşam olayları kimine daha kolay, basit gelirken çünkü çözüm yöntemleri vardır, kimine atlatamadıkları bir zorluk olarak gelir. Burada aslında psikolji önemli bir nokta kişinin gerçekten bunu karşılayabilecek, bu stresi karşılayabilecek psikolojik bir alt yapısının olması lazım. Eğer gerginse, aşırı mükemmelliyetçiyse, aşırı düşünceliyse, kaygı bozukluğu vs. altta yatan her hangi bir problem varsa kişi tabi bunu algılamakta. Yaşam stresini algılamakta ve onu çözümlemekte zorluk yaşıyor, bununla beraber uygun olmayan yöntemlere başvurabiliyor, depresyon biraz aşırı kalabiliyor çünkü depresyon yüksek nokta da bir bozulma ama bizim günümüzde de bizim duymaya alışkın olduğumuz tükenmişlik yaşamaya başlıyor. Bu da zaten depresyon ile çok karıştırılan belirtileri de benzeri olan bir problemdir bunu bu şekilde anlatabilirim. Depresyon çok ciddi boyutlara ulaşabilen bir rahatsızlık, ilk başlarda evet tükenmişlik sendromlarında aynı kulvarlar görülebilir bir şey yapmak istememe, tükenmişlik hali, uyku da bozulma, kimi zaman öfke nöbeti bu şekilde görülebilir. Ama eğer ki olay depresyon boyutundaysa bu çok ağır bir hale dönüşür, ağır hal dediğim kişi kesinlikle yataktan kalkamayacak duruma gelebilir, hiçbir şey yapmak istemez, aşırı uyku hali ya da aşırı uykusuzluk hali görülebilir, kişi de yeme problemleri başlayabilir. Tükenmişlik zorunda olmadığı müddetçe kişi evden çıkmayabilir ama depresyon da kişi bunu yapacak kadar kendinde hareket enerjisi bulamaz. Tükenmişlikte ki bir kişi kendi işini az da görebilirken depresyonda ki bir kişi hiçbir şekilde kolunu dahi kaldıracak hali kendin de bulamayabilir, bu yüzden bunun belli başlı noktalar da ayrılması gerekiyor. Tükenmişlik sendromunda da dışarı çıkmama isteği gibi istekler görülür ama depresyon bunun daha ağır evresidir, hiç kimse ile görüşememe, ağlama nöbetleri, kendini eve kapatma isteği, hiçbir şekilde yataktan çıkmama durumu şeklinde seyredebilir. Çoğu zaman depresyon, terapiden çok aynı zamanda psikiyatrik bir boyutu vardır, ilaçla tedavi edilmesi de gerekebilir.Tabi bir zaman kavramı var, zamanla her şey değişiyor öncelikle ergenler de gördüğümüz tükenmişlik hali genelde kaygı bozukluğundan ileri geliyor. Çok fazla yarış halindeler, çok fazla bir şekilde bir yerlere yetişme halindeler ve ister istemez günümüz dünyasında her şey çok çabuk ulaşılabilir vaziyette. Her şeyin görüldüğü gibi olmadığının da farkındayız, ergenler de inanılmaz derece de bunlara maruz. Dışarıda gördüğümüz hayatın artık yüzde 80’i sosyal medyalar da yaşanır oldu, sosyal medyada ki hayatın da gerçekliği söz konusu, sosyal medya ne kadar gerçek aslında? Ve gençler ister istemez orada ki kişilerle kendilerini bir tutmaya, yarıştırmaya ve orada ki hayatı yaşama isteğine kapılıyor. Tabi bu istek ne kadar gerçekçi ya da bu kişi de ne kadar kaygı uyandırıyor bu daha önemli, gençler aslında burada o yaşanan hayatın gerçek olmadığını aslında onun arka planında çok farklı şeylerin olduğunu, hayatta her şeyin dümdüz bir pozisyon da değilde dalgalı bir deniz gibi inişlerin çıkışların olduğunu bilmesi lazım. Kaygı, bizim için tetikleyici bir pozisyondadır, kaygı olmadan bir şeyi başlatma hareketi göstermeyiz, kaygının az dozu insanaa dinçlik verir ama kaygının üst versiyonları özellikle gelecek kaygısının üst versiyonları kişi de isteksizlik, halsizlik umutsuzluğa yol açar, bu da bizi istemediğimiz bir çerçeveye doğru götürür.Her ailenin yapısı, her çocuğun yapısı bir değil, her çocuk biriciktir, tektir evin içinde kaç tane çocuk olursa olsun her çocuğun karakteri kendine özgüdür. Bir çocuğunuz da hiç görmediğiniz huyları, yapıları başka bir çocuğunuz da çok fazla görüyor olabilirsiniz özellikle çocukları kendi aralarında kıyaslanması ya da çevre ile kıyaslanması çocukların 1 – 0 kendilerini yenik hissetmelerine sebep oluyor. Bununla beraber okul da, dersane de sürekli kıyaslamalar yapmak, akademik olarak çocuğa yapabileceğinden çok fazla hedefler koydurmak, onu zorlamaya çalışmak aynı zaman da yetersizlik hissini de uyandırır, yetersizlik hissi de çocuk da aşırı kaygıya neden olur. Buna ailelerin dikkat etmesi lazım, özellikle çocuklarınızla daha fazla iletişim kurun, çocuklarınızla daha fazla iletişim kurun bu iletişim baskıcı değil yandaş bir iletişim olmasına özen gösterin. Çocuklarınızı ne kadar anlarsanız onlar da kendilerini o kadar iyi ifade edebilirler, kendilerini anlatabilirler. Zaten yaşadığımız problemlerimizin çoğu iletişimden kaynaklı, aile içi iletişimden kaynaklı, aile kendini çocuğa iyi ifade edemiyor aynı şekilde çocuk kendini aileye ve öğretmenlerine iyi ifade edemiyor. Bu şekilde de aslında konuşamayan, birbirini anlamayan bir aile daha sonra toplum haline geliyoruz bu sefer de sinir, stres, kaygı, öfke herşey bir dağ gibi büyüyor. O yüzden aile de başlayan bu iletişim problemi kalkarsa etrafta ki iletişim problemlerinin de azalacağını düşünüyorum. dedi.
Yerel
15 Mayıs 2023 - 14:10
Aİle içerisinde baskıcı iletişim kurmayın (video)
Altun,Depresyon çok ciddi boyutlara ulaşabilen bir rahatsızlık, ilk başlarda evet tükenmişlik sendromlarında aynı kulvarlar görülebilir bir şey yapmak istememe, tükenmişlik hali, uyku da bozulma, kimi zaman öfke nöbeti bu şekilde görülebilir.
Yerel
15 Mayıs 2023 - 14:10




