Şanlıurfa'da eski usul un değirmenleri tekrardan rağbet görmeye başladı.

Şanlıurfa Gazetesi muhabiri Süleyman Güler un değirmeni işletmecisi Halil Kurt ile röportaj yaptı.

Kurt,23 yıldır bu işi yapıyorum. Bu meslek baba mesleğidir ayrıca ben hem eski hem de yeni usul un değirmeni ustasıyım ve yıllardır böyle devam ettiriyoruz.

Mesleğimize eskiden rağbet vardı ancak son zamanlarda mesleğimiz modern olup fabrikasyon olmaya başladı ve işimizde ister istemez kırılmalar oldu. Pandemiden hemen sonra işimizi çok şükür eski rayına koyduk, eski usul un değirmenleri tekrardan rağbet görmeye başladı.

Burada eski Aksaray yapımı elek makinesi ve vals makinesini kullanıyoruz, eski usul taş değirmenimiz var ve o da Erzurum yapımı kara taştır, tabi daha önceleri su değirmeniydi ama şimdi su değirmeni bazı yerlerde fazla yapılmadığı için dinamo üzerinde çalışan makineler ile işlerimizi yürütüyoruz.

Mesleğimizde şöyle bir sorun var marketlerin, berberlerin, hırdavatçıların un satmalarından çok şikâyetçiyiz ve iş saatlerimiz belirli değil. Derneğimiz bu konuda bize destek vermedikleri için biz de dernekle bağımızı kopardık, devlet nasıl bir alışveriş merkezine kıymet veriyorsa ve çalışma saatlerini belirliyorsa, destek oluyorsa bu konuda da bize yardımcı olmasını istiyoruz.

Buğdayı genellikle ya köylülerden alırız ya da yetersiz olunca kendi buğday pazarından alırız, tabi orada değerlerini ölçüp öyle alıyoruz, bazen de burada ki yerli halk evlerinde olan unları getirip bize verirler.

SİZİ TANIYABİLİRMİYİZ?

İbrahim Halil KURT, Un değirmeni sahibi ve işletmecisiyim, 30 yaşındayım ve yaklaşık 23 yıldır bu işi yapıyorum. Bu meslek baba mesleğidir ayrıca ben hem eski hem de yeni usul un değirmeni ustasıyım ve yıllardır böyle devam ettiriyoruz.

MESLEĞİNİZ HAKKINDA BİLGİ VERİRMİSİNİZ?

Mesleğimize eskiden rağbet vardı ancak son zamanlarda mesleğimiz modern olup fabrikasyon olmaya başladı ve işimizde ister istemez kırılmalar oldu. Pandemiden hemen sonra işimizi çok şükür eski rayına koyduk, eski usul un değirmenleri tekrardan rağbet görmeye başladı. Unun işleme şekli ise şöyle,  bizim yöremize ait yumuşak buğdayları dükkânımızda hava şartlarına uygun bir şekilde ayar vererek makinelerde işletiyoruz.

NE TÜR MAKİNELER KULLANIYORSUNUZ?

Burada eski Aksaray yapımı elek makinesi ve vals makinesini kullanıyoruz, eski usul taş değirmenimiz var ve o da Erzurum yapımı kara taştır, tabi daha önceleri su değirmeniydi ama şimdi su değirmeni bazı yerlerde fazla yapılmadığı için dinamo üzerinde çalışan makineler ile işlerimizi yürütüyoruz. Eski usul kara taş değirmeninin dudakları vardır ve dudaklar sayesinde içerisinde ki buğdayları ezerek un haline getiriyor.

GEÇEN YILLARA ORANLA İŞLERİNİZ NASIL?

Geçen yıllara oranla işlerimizde düşüş var ama şükür edip çalıştığımız için Allah bereketini bizden eksik etmiyor.

MESLEĞİNİZDE ÇIRAK BULABİLİYORMUSUNUZ?

Maalesef ki artık kimse bu hamallığı yapmak istemiyor çünkü günümüz şartlarıyla herkes fabrikasyona yöneldiği için kimseyi eski usul taş değirmenleri ve yeni de olsa vals değirmenlerinde çalıştıramıyoruz.

UN DEĞİRMENİNDE EN FAZLA KAÇ KİŞİ ÇALIŞABİLİR?

En fazla çalışabilecek kişi sayısı 5 – 6 kişidir, en düşük çalışabilecek kişi ise 2 – 3 kişidir ve şuanda zaten 2 kişi çalışıyoruz, çok şükür 2 kişi olmamıza rağmen de değirmeni çevirebiliyoruz çünkü genciz ve mecburen koşturup çabalıyoruz, tabii iş yoğunluğu artarsa 2 kişi yetmez.

MESLEĞİNİZDE SORUNLAR YAŞIYORMUSUNUZ?

Mesleğimizde şöyle bir sorun var marketlerin, berberlerin, hırdavatçıların un satmalarından çok şikâyetçiyiz ve iş saatlerimiz belirli değil. Derneğimiz bu konuda bize destek vermedikleri için biz de dernekle bağımızı kopardık, devlet nasıl bir alışveriş merkezine kıymet veriyorsa ve çalışma saatlerini belirliyorsa, destek oluyorsa bu konuda da bize yardımcı olmasını istiyoruz. Genel anlamda her yerde ve her dükkânda saatler aynı olsun ki herkes ekmek yiyebilsin, kazansın. İl dışındaki değirmenler de kendi buğdaylarını ekip kendi değirmenlerinde una çeviriyorlar böyle olunca da hem insanlar hem de hükümet kazanmış oluyor ve bizim de burada böyle bir projemiz olsa çok iyi olur.

DEĞİRMENİNİZ DE BUĞDAY HARİCİ HANGİ TAHIL ÜRÜNLERİ UNA ÇEVİRİYORSUNUZ?

Mısır unumuz var, arpa ununu son zamanlar da çok değirmene vurdurmuyoruz, yaklaşık 3 tahıl ürününü burada una çeviriyoruz.

UN SATIŞA SUNULANA KADAR NE TÜR İŞLEMLERDEN GEÇİYOR?

Buğdayı genellikle ya köylülerden alırız ya da yetersiz olunca kendi buğday pazarından alırız, tabi orada değerlerini ölçüp öyle alıyoruz, bazen de burada ki yerli halk evlerinde olan unları getirip bize verirler, biz de burada ya işleriz ya da tavuk ve kuş gibi hayvanlara veririz.

ŞANLIURFA DA GÜVERCİN BESLEYEN VATANDAŞLAR ALIŞVERİŞE GELİYORLAR MI?

Şanlıurfa da çok fazla güvercin besleyen insanlar var ve hem kuş hem de dövüş horozları besleyenler var, çok şükür son 10 yıldır onlar için çalışıyoruz diyebilirim, bu konuda satışlarımız çok güzel.

HAYVANLAR İÇİN EN SAĞLIKLI TAHIL ÜRÜNÜ HANGİSİDİR?

Sert buğday diğerlerine göre hayvanlar için daha sağlıklıdır, yumuşak buğday hayvanlar da ishal yapar ve malum Şanlıurfa çok sıcak olduğundan dolayı hayvanlar hasta olular. İnsanlar ucuza kaçtıkları için hayvanlara yumuşak buğday verirler böyle olunca da hayvanlarda istemsizce hastalık oluşur, sert buğday vermelerini tavsiye ederim ve ser buğdayda hayvan asla hastalık üretmez. 

FENİLKETONÜRİ VE ÇÖLYAK HASTALIĞI BULUNAN İNSANLAR HER EKMEĞİ YİYEMİYORLAR. BU KONU HAKKINDA NELER SÖYLEYECEKSİNİZ?

Çölyak hastaları bizim yediğimiz glütenli ekmekleri yiyemiyorlar, daha önce belediye başkanımızın aracılığı ile bize bir makine verildi ve o makineyle glütensiz un üretimi yapıyorduk. Haliliye belediye başkanımız seri üretim için fırınlar kurdu ve onun sayesinde bu makineye gerek kalmadı.

İNSANLARA HANGİ TAHIL ÜRÜNÜNÜ ÖNERİYORSUNUZ?

Eski usul kepekli olanı tercih ediyorum çünkü hem sağlıklıdır hem de bağırsaklar için rahattır ve insanların kilo almamaları için kepekli unu tavsiye ediyorum.

BİZE ZAMAN AYIRDIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM

Ben teşekkür ederim.