Şanlıurfa'da birçok gezilecek görülecek tarihi yerlerimiz var (video)
Aslanoğlu, Esnaflardan ricam yerli ve yabancı turistlere güzel davransınlar, dünya bir günlük değil, herşey para değil. Memleketimizi karalamanın, kötü tanıtmanın bana göre bir anlamı yok
Mustafa Aslanoğlu www.sanliurfagazetesi.com'a yaptığı açıklamada ; Şanlıurfa’da yeni uçak seferleri başladı ve bu konuda ülkemizde ki değerli vatandaşlarımızdan buraya gelmelerini, burayı görmelerini istiyorum. Şanlıurfa’da birçok gezilecek görülecek tarihi yerlerimiz var, Şanlıurfa gerçekten gezip görülmesi gereken bir memleket. Uçak seferlerini başlaması çok iyi bir şey ama bizim burada bazı fırsatçı esnaflarımız var, insanları zor duruma sokuyorlar, turistler de bizlere internetten kötü yorumlar yapıyorlar. Esnaflardan ricam yerli ve yabancı turistlere güzel davransınlar, dünya bir günlük değil, herşey para değil. Memleketimizi karalamanın, kötü tanıtmanın bana göre bir anlamı yok.dedi.
ŞANLIURFA'NIN TURİZM POTONSİYELİ
Şanlurfa’nın Hilvan ilçesine bağlı Kantara Köyü yakınındaki Nevalı Çori antik yerleşim yerinde ve il merkezine bağlı Göbekli Tepe’de yapılan arkeolojik kazılarda M.Ö. 9000 yıllarına ait dünyanın en eski tapınak kalıntılarına rastlanılmış ve Şanlıurfa’ nın, inanan insanların dünyadaki en eski merkezi olduğu anlaşılmıştır.
İlkel dinlerin dünyadaki en eski merkezi Şanlıurfa, çok tanrılı (politeist) dinler ile tek tanrılı (monoteist) dinlerin önemli merkezlerinden biridir.
Ay, güneş ve gezegenlerin kutsal sayıldığı eski Mezopotamya’daki Asur ve Babillerin politeist inancına dayanan Paganizm’in (putperestlik) önemli merkez şehirleri Harran ve Soğmatar Şanlıurfa sınırları içersindedir.
Musevi, Hıristiyan ve İslam dinleri peygamberlerinin atası olan Hz.İbrahim Şanlıurfa’da doğmuş, Nemrut ve halkının taptığı putlarla mücadele ettiği için burada ateşe atılmıştır. Lut Peygamber, amcası Hz.İbrahim’in Urfa’da ateşe atılmasını görmüş ve daha sonra buradan Sodom’a doğru yola çıkmıştır. İbrahim Peygamberin torunu ve İsrailoğulları’nın atası Yakub Peygamber Harran’da dayısı kızları Lea ve Rahel ile evlenmiş, Eyyub Peygamber Şanlıurfa’daki bir mağarada hastalık çekmiş ve Şanlıurfa’da vefat etmiştir. Elyesa Peygamber Eyyub Peygamber’in yaşadığı Eyyub Nebi Köyü’ne kadar gelmiş, ancak kendisini göremeden orada vefat etmiştir. Şuayb Peygamber, Harran’a 37 km. mesafedeki Şuayb Şehri’nde yaşamış, Musa Peygamber, Şuayb Şehri yakınındaki Soğmatar’da Şuayb Peygamber’le buluşmuş ve sihirli asasını Şuayb Peygamber’den almıştır. Bu özelliklerinden dolayı Şanlıurfa- ’nın diğer bir adı da “Peygamberler Şehri ve İnançlar Diyarı”dır.
İsa Peygamber, Şanlıurfa’yı kutsa-dığına dair bir mektubunu ve yüzünü sildiği mendile çıkan mucizevi portresini havari-lerinden Addai ile Urfa Kralı Abgar Ukkama’ya göndermiş, Hristiyanlık devlet dini olarak dünyada ilk defa bu kral tarafından Urfa’da kabul görmüştür.
Üç semavi din tarafından dünyada kutsal olarak tanınan Mekke, Medine, Kudüs, Vatikan, Antakya, Efes, İznik, İstanbul, Demre, Kapadokya, Tarsus ve Şanlıurfa’dan oluşan 12 merkez içersinde Şanlıurfa’nın çok önemli bir yeri vardır. Urfa’nın yukarıda zikredilen inanç değerlerinin zenginliği dikkate alındığında, sekizi Türkiye Cumhuriyeti sınırları içersinde olan bu merkezler arasında birinci sırada olduğu kolayca anlaşılacaktır.
İnanç Turizmi’nin dünyada ve Türkiye’deki önemli merkezi Şanlıurfa; Harran, Şuayb Şehri, Soğmatar gibi dünyaca ünlü ören yerleri ile, il sınırları içersinde yapılan 33 antik yerleşmedeki arkeolojik kazılarıyla, korunarak günümüze ulaşmış tarihi mimari dokusunun zenginliği ile Tarih ve Arkeoloji Turizmi’ni sevenlerin de ilgisini çekmektedir. Tarihi mimari dokusu-nun zenginliği ile Türkiye’nin önde gelen illeri arasında yer alan Şanlıurfa bu özelliğin- den dolayı “Müze Şehir” adıyla da tanın- maktadır. İl merkezinde Kültür Bakanlığınca tescil edilmiş olan 200 civarında tarihi ev, 36 cami ve mescit, 5 kilise, 8 medrese, 7 köprü, 1 su kemeri, 1 su bendi, 13 çeşme, 1 sebil, 8 hamam, 1 çimecek, 1 kale, şehir suru kalıntı-ları ve iki sur kapısı, 11 han, 8 kapalı çarşı yer almaktadır. Han, hamam ve kapalı çarşı sayısı yönünden Türkiye’nin ilk üç-dört şehri arasında gösterilen Şanlıurfa, bu zengin mimari dokusu ile turistlerin büyük ölçüde ilgisini çekmektedir.
Karacadağ Kayak Merkezi ile Kış Turizmi, Karaali Kaplıcaları ile Termal Turizmi, Tektek Dağları’ndaki av hayvanları ile Av Turizmi, Atatürk Barajı ve Halfeti İlçesi ile Su Sporları Turizmi, Kelaynak kuşları, keklik ve Urfalı’lar tarafından evler- de beslenen evcil güvercinleri ile Ornitoloji Turizmi potansiyeline sahip Şanlıurfa’nın bu potansiyelinin bilinçli bir şekilde harakete geçirilmesi, ülkemiz ekonomisine çok önemli katkılar sağlayacak tır.
ÇARŞILAR
Çeşitli vakfiyelerde adları geçen, ancak bugün mevcut olmayan, Tüccar Pazarı, Uncu Pazarı, Bit Pazarı, İplikçi Pazarı, Tarakçı Pazarı, Sakıp Efendinin yaptırdığı Terziler Çarşısı, Kasarlar Çarşısı, Şanlıurfa'nın adları bilinen en eski çarşılarıdır.
Şanlıurfa'nın Osmanlı döneminden kalma iş hanları ve çarşılarından oluşan eski ticaret merkezi Gümrük Ham civarında yoğunluk göstermektedir. Kazaz Pazarı (Bedesten), Sipahi Pazarı, Koltukçu Pazarı, Pamukçu Pazarı, Oturakçı Pazarı, Kınacı Pazarı, Bıçakçı Pazarı, Kazancı Pazarı, Neccar Pazarı, İsotçu Pazarı, Demirci Pazarı, Çulcu Pazarı, Çadırcı Pazarı, Saraç Pazarı, Attar Pazarı, Tenekeci Pazarı, Kürkçü Pazarı, Eskici Pazarı, Keçeci Pazarı, Kokacı (Kovacı) Pazarı, Kasap Pazarı, Eski Kuyumcu Pazarı, Boyahane Çarşısı, Kavafhane Çarşısı, Hanönü Çarşısı, Hüseyniye Çarşıları Gümrük Hanı civarında yer alan ve günümüzde de tarihi özelliklerini koruyan önemli alış veriş yerleridir.Bu çarşılardan sekiz adedi kapalı çarşı, bir adedi de yeraltı çarşısıdır. Şanlıurfa; İstanbul, Bursa ve Edirne'den sonra kapalı çarşı bakımından Anadolu'nun önde gelen illeri arasında yer almaktadır,
2.3. KIŞ TURİZMİ
Karacadağ Kayak Merkezi
Tüm Bölge içinde kar tutan ender yerlerden olan Karacadağ'da Valilik tarafin-dan kayak pistleri düzenlenmiştir. 600-700 m. uzunluğunda pistler için 250 m.'lik bir lift yapılmıştır. Siverek İlçemize 60 km. mesafe-de olan kayak merkezinde 60 M2’lik bir kafeterya ile 30 M2’lik bungalow tipi hizmet evi bulunmaktadır.
Kasım ayından itibaren dört aylık kayma sezonu olmaktadır. Yakınlığı nedeniy-le Siverek ve Diyarbakır’dan yoğun iç turizm hareketliliğine sahne olan kayak pistinin hafta sonu yoğunluğu 150 kişiyi aşmaktadır. Hukuki sorunların çözümüyle projelendirilen ek tesislerin yapımına başlanacaktır.
Karacadağ, Mayıs-Eylül ayları arasın-da çevredeki köylüler tarafından yayla olarak kullanılmaktadır. Siyah kıl çadırlarda sür-dürülen yayla yaşamında yörenin tüm kültür ve folklor zenginliğini izlemek mümkündür.
2.4. TERMAL TURİZMİ
Karaali Kaplıcaları
İl özel idaresi tarafından merkeze bağlı Karaali Köyü’nde yaptırılan kaplıca tesisleri 32 odalı ve 100 yataklı olup çok sayıda ziyaretçi çekmektedir. Ayrıca Apart otelde 54 oda ve 200 yatak bulunmaktadır. Su sıcaklığı 47°C olan kaplıca, 150.000 M3/ saat sıcak su kapasitelidir. Kaplıca suyu özellikle romatizmal hastalıklar, deri hastalıkları, iltihabi hastalıklar ve böbrek taşlarında etkili olmaktadır.
Kaplıca tesislerinin yanında bulunan seralar bu suyla ısıtılmaktadır. Yapılan araştırmalar 9.000 ha. sera alanının ısıtılabi- leceğini ortaya koymuştur.
2.5. ORMAN KAYNAKLARI VE AV TURİZMİ
Şanlıurfa'ya 10 km. uzaklıkta bulunan Atatürk Ormanı (Gölpınar Mesire Yeri) , çam ağaçları ile çevrili güzel bir mesire yeridir. Orman Bakanlığı tarafından düzenlenen ormanda 500 masa ve oturma yeri, su, ve WC bulunmaktadır. Hafta sonları yoğun olarak kullanılmaktadır. (Yaklaşık 1000 otomobil)
Kent içinde bulunan Halepli Bahçe toplam 12 hektarlık bir alanı kapsayacak şekilde fuar, lunapark ve diğer açık hava kullanışları için Şanlıurfa İli Kültür Eğitim Sanat ve Araştırma Vakfı (ŞURKAV) tarafın-dan projelendirilmiştir.
Şanlıurfa hayvan türlerinin bol olduğu bir bölgedir. Yaşayan hayvan türlerinin başlıcaları; kelaynak, keklik, tavşan, üveyik, ceylan, tilki ve bir çok kuş türleridir. Sayılan giderek azalmakta olan ceylanlar, Tektek dağlarında yaşamaktadırlar. Şanlıurfa iline 140 km. uzaklıkta "Ceylanpınar Devlet Üretme Çiftliği" (TİGEM) bulunmaktadır. Bu çiftlikte, doğal ortamda yaşayan ceylanlar korunmakta ve üretilmektedir.
Tektek Dağları ve Karacadağ'da ördek, kaz, keklik, tilki bulunmaktadır. Fırat nehri kıyılarında ise ördek, kuş ve tavşan avlanabilmektedir.
Şanlıurfa'da çeşitli balık türleri de yaşamaktadır. Fırat nehrinde bol miktarda tatlı su balıkları bulunmaktadır.
Harran doğusundaki Tektek Dağları Menengiç ve Fıstık ağaçları ile kaplı olup, bu alanda canlı olarak tuzakla keklik avcılığı yapılmaktadır.
2.6. SU SPORLARI TURİZMİ
Atatürk Barajı ve Göl Aynası
Şanlıurfa’ya 62 Km. mesafede ve Fırat Nehri üzerinde yer alan Atatürk Barajı Türkiye'nin en büyük barajıdır. Atatürk Barajı, mevcut tesisleri ile Bölge'nin en önemli rekreasyon kaynaklarındandır. D.S.İ.'-nin ağaçlandırıp, mesire alanı olarak düzenlediği Seyir Terası hafta sonlarında yoğunlukla kullanılmaktadır.
Şanlıurfa’ya 35 km uzaklıkta ve Atatürk Baraj Gölünün İlimize en yakın noktasında Valilik olanaklarıyla, Kaymakam-lıkça oluşturulan Su-Doğa Sporları ve Gençlik Merkezi 7 yıldır yörede yapılan Uluslararası Atatürk Barajı Su Sporları şölenine evsahipliği yapmaktadır. Böylelikle su sporlarının bölgede gelişmesinin yanında yöresel sporcuların yetiştirilmesinde ilgili tesis önemli bir fonksiyon görmektedir.
Yılın 8 ayı Su Sporları için uygun ortam içeren merkez 2001 yılında başlanmış ve tamamlanmıştır. Yelken, kürek, sörf sporları Bozova Su ve Doğa Sporları İhtisas Kulübü olanakları ile yapılabilmektedir. Sportif gelişimlerini sağlamaları açısından Valiliğimizce 2001 yılında yelken sporcuları Bodrum’a, kürekçiler İstanbul’a gönderilmiş-lerdir.
Dünyada sadece bu bölgede bulunan 250 kg. ağırlığında, 1 metre boyundaki yeşil su kaplumbağalarını (Rafetus Euphraticüz) Baraj Gölünde görmek mümkün olup, tatil amaçlı kamp yapmaya uygun görsel zenginliğe sahip bir altyapı da mevcuttur.
Türkiye’nin en büyük Barajını görmeye gelenler için Şanlıurfa Atatürk Barajı güzergahında bulunan merkez haftanın 7 günü ziyaretçilere açıktır.
Bölgenin en uygun su sathı olması nedeniyle uygun planlama ve yatırımlarla Baraj Gölü Güneydoğu Anadolu Bölgesi için bir iç deniz niteliği taşıyacaktır.
2.7. ORNİTOLOJİ (KUŞ BİLİMİ)
Kelaynak Kuşları
Dünyada soyu tükenmekte olan ve Türkiye'de yalnızca Birecik'te yaşayan kelaynaklar Şanlıurfa yöresindeki hayvan türlerinden en ilgincidir. İbidae soyundan olan Kelaynaklar baş ve gerdanları tüysüz olduğundan bu adla anılmaktadır. Birecik'ten başka Fas ve Cezayir'de yaşayan Kelaynaklar kış aylarında Etiyopya ve Madagaskar'a göç ederler.
Şubat ayı ortalarında, Birecik'e gelen kelaynak kuşlarının kayalıklara yerleşmeleri mart ayı ortalarını bulmaktadır. Üremelerinin ardından yavrularını burada büyüttükten sonra temmuz ayı ortalarında Birecik'ten tekrar yavruları ile birlikte ayrılmaktadırlar. Bu hayvanların Birecik'e üreme için gelme-lerinin nedeni, buradaki kayalarda bulunan kalsit maddesinin kelaynak kuşlarının üreme gücünü arttırdığı şeklinde yorumlanmaktadır. Tek eşli olan kelaynak kuşları, her sene aynı eşle yuva yapar ve çiftleşirler. Yuva yapma gücünü gösterenler ergin olanlardır. Erginlik çağını doldurmaları için 5 yaşına ulaşmaları gerekmektedir. Ortalama ömürleri 25-30 yıldır.
Yöresel olarak "Keçelaynaklar" olarak da adlandırılan Kelaynak kuşları Birecikli-lerce kutsal sayılmaktadır. Kelaynak kuşları-nın Şubat ortalarında Birecik'e gelişleri Birecik halkı tarafından İlkbaharın geldiğinin bir işareti olarak yorumlanmaktadır. Kelaynak kuşları için son yıllarda Birecik'te "Kelaynak Festivali" düzenlenmektedir.
Keklik
Keklik Şanlıurfa’da en sevilen kuşlar-dan biridir. Ötücü bir kuş olan keklik, aynı zamanda bir av kuşudur. Bir inanışa göre, ava çıkıldığında avcının önüne önce keklik çıkarsa av uğurlu, kazasız ve bereketli geçer.
Çok iyi işiten, çok hızlı yürüyen ve uçarken kanatlarının çıkardığı sesten dolayı gürültü çıkaran bir kuştur. Başta Tektek Dağları olmak üzere Urfa’nn çeşitli dağların-da çayır ve süpürge otları arasında, çıplak kayalıklarda ve taşlıklarda yaşar.
Şanlıurfa’da “Dağ Kekliği” olarak adlandırılan türünün gaga ve ayakları kırmızı, göğsünün alt kısmı ve karnı pas sarısı ile gri ve boz kahverengidir. Kuyruk kırmızı ile kahverengi arası, kuyruk altındaki üç beş tüy kül rengindedir. Her zaman dişi-erkek çift yaşayan kekliklerin dişisi erkeğinden biraz daha küçüktür.
Tuzak kurulmak yoluyla canlı olarak yakalanan keklikler, “Çardaklı Kahve” denilen kuşçu kahvesinde özel kafeslerde sergilenerek meraklılarına satılır.
Urfa’da Kuşçuluk
(Güvercin Besleme)
İnsanoğlu ile kuşların (evcil güvercin) dostluğu insanlık tarihi kadar eskidir. Bu dostluğun başladığı ilk yer belki de Peygamberler Şehri Şanlıurfa’dır. Şanlıurfa halkı güvercinleri çok sevmekte, onları beslemekte, küpe, halhal, gerdanlık gibi çeşitli takılarla süslemektedir. Geniş bir kuş kültürü ile ünlü olan Şanlıurfa’da geleneksel avlulu evlerde beslenen güvercinlerin sayısı 50.000’in üzerindedir. Şanlıurfa’da kuşçu- ların buluştuğu ve kuşlarını sergiye çıkardığı bir çok “Kuşçu Kahvehanesi” vardır. Bunların en ünlüsü “Çardaklı Kahve” dir.
Şanlıurfa’da mısırlı, kuzer, fitilli, nakışlı,amberli, kınıfirli, kuyrak, perçemli, aynalı, şarabı, cübbeli, abalı, mevrendi, kırktelli, şamı, zırhlı, gez, şafra gibi 50 civarında güvercin çeşidi vardır.
2.8. ATLAR VE ATÇILIK
Ortadoğu’da hakim ırk olan safkan Arap atlarından Türkiye’de bugün 3000 baş olduğu hesap edilmektedir. Bunun ½’si, yani 1500 kadarı Şanlıurfa’da mevcut olup, bunların 400 başı damızlık kısraktır.
Dünyanın en asil Arap atlarının yetiştiği yörelerden birisi Şanlıurfa’dır. Şanlıurfalılar atı uğur sayarlar. “Eğer at beslemeye gücün yetmiyorsa, komşunun duvarından bir delik aç, hiç olmazsa evine atın soluğu girsin” derler. At beslenen ev ile çevresindeki yedi evin nasiplendiğine inanılır.
Şanlıurfa yetiştirmelerinden yağız aygır Şüveyme 1900 yılında Paris’te açılan uluslararası bir sergide dünya birincisi seçilmiştir.
Halen Türkiye Yarış Atı Yetiştirici ve Sahipleri Derneği’ne kayıtlı Şanlıurfalı üye sayısı 300 kadardır.
Türkiye’de resmi at yarışları yapılan 6 ilden birisi Şanlıurfa’dır. 750 dönümlük arazi üzerine kurulu Şanlıurfa Hipodrumu’nda genellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında Türkiye Jokey Kulübü organizasyonuyla ulusal çapta at yarışları düzenlenmektedir.
TATİL BELDESİ HALFETİ
Tarihi ve kültürel kalıntıları içersinde barındıran, Birecik Barajının yapımından sonra büründüğü özgün kimliğiyle HALFETİ İlçesi önemli bir turizm potansiyeline kavuşmuştur. Şöyle ki Halfeti’de yaşamın tüm renklerini görmek mümkün. Kentin simgesi haline gelen ‘siyah gül’ yerli yabancı tüm konukların ilgisini çekmekte, önemli bir ticaret potansiyeli içermektedir. İl Özel İdaresi tarafından satın alınan su motoruyla Aziz Nerses Kilisesi’nin, Bar Şavma Manastırı’nın ve daha bir çok tarihi yapının yer aldığı Rumkale’ye, kaya kilisesinin yer aldığı tarihi Savaşan köyüne ulaşım olanaklı hale gelmiş olup, İlçe önemli bir turizm potansiyeli içermektedir.
Halfeti ilçesinin tarihi mimari dokusu-nun önemli bir kısmını tarihi sokaklar ve evler oluşturmaktadır. Bu evlerin otel, motel ve pansiyon olarak turizme kazandırılması ve Halfeti’nin bir tatil beldesi haline getirilmesi için Şanlıurfa Valiliğince çalışmalar yapıl-maktadır. Bu bağlamda Kaymakamlık eski lojmanı onarılarak misafirhane olarak hizmete girmiş olup, 15 yataklı tesis kullanıma sunulmuştur.
Çok sayıdaki tarihi halfeti evi içersin- de, Bey Konağı, Muhittin Kanneci Evi ve Hamamlı Ev önemli mimari özellikleri üzer-lerinde barındırmaları açısından görülmeye değerdir.