Elektrik konusunda Şanlıurfa halkı mağdur,

Okan; İslam ve Turizm başkenti seçilen Şanlıurfa'da kaldırımların bu kadar kirli olması beni gerçekten çok rahatsız ediyor,

Okan;  Elektrik konusunda Şanlıurfa halkı baya bir mağdur, örneğin ben deprem de evden çıktım ve 19 Mart’a kadar da konteynır da kalıyordum, eve hiç gitmediğim halde bile evime 11500 TL elektrik faturası geldi, 2 defa dilekçe vermeme rağmen hiçbir şey yapılmadı ve ben gittim o parayı yatırmak zorunda kaldım.

Şanlıurfa en genç nüfusu olan illerin başında geliyor, eğitim konusunda da zaten eğitimi gören gençler var ama yeterli değil, eğitim de gelişemedik ve bugün bir Eskişehir kadar olamadık. Dünya’da ki ilk üniversite Şanlıurfa’da olabilir ama bu bir şey, değiştirmez,

örneğin buraya gelen doktorlarımız da onlara daha kabahatli davranıyorlar, Şanlıurfalılara laf söylüyorlar ama onlar da bize yeri gelince kötü davranıyorlar. Burada çok iyi doktorlar ve hastaneler olsaydı biz şehir dışına çıkmazdık, kimse cebinde ki parasını durduk yere çöpe atmak istemez.

Ayrıca kanallarda da güvenlik sistemlerinin baya bir arttırılması lazım, ben açıkçası çok olumlu şeyler görmüyorum, havuzlar belediyeler tarafından açılmış olabilir ama ne şekilde açılmış belki gençlerimizin daha birçoğunun haberi yoktur. Burada 10 kişiyi durdurup sorsak belki 9’unun haberi yoktur 1 kişi tek biliyordur, yaptıkları çok ufak bir şeyin reklamını yapıyorlar bunun da reklamını yapsınlar.

Şanlıurfa’da yol çalışması hiç bitmiyor.

Bedirhan Okan Şanılurfa Gazetesine yaptığı açıklamada ; Şanlıurfa’mızın bitmek bilmeyen ve yıllardır devam eden bir sorunu var, yol sıkıntısı var ayrıca artık arabaların üzerine de yazıyorlar ve alay konusu olmuş, ‘benim sana olan aşkım Şanlıurfa’nın yol çalışması gibidir hiç bitmez’ demem o ki Şanlıurfa’da yol çalışması hiç bitmiyor. Çevre ve temizlik konusunda da çok kötü durumda, İslam ve Turizm başkenti seçilen Şanlıurfa’da kaldırımların bu kadar kirli olması beni gerçekten çok rahatsız ediyor, belediyelerimiz daha çok özen gösterirse Şanlıurfa daha güzel olur diye düşünüyorum. Elektrik konusunda Şanlıurfa halkı baya bir mağdur, örneğin ben deprem de evden çıktım ve 19 Mart’a kadar da konteynır da kalıyordum, eve hiç gitmediğim halde bile evime 11500 TL elektrik faturası geldi, 2 defa dilekçe vermeme rağmen hiçbir şey yapılmadı ve ben gittim o parayı yatırmak zorunda kaldım. Şanlıurfa halkı gerçekten de büyük bir elektrik sıkıntısıyla karşı karşıya, barajımız olmasına rağmen, elektriği bizim üretmemize rağmen yine de elektrik sıkıntısı çekiyoruz. Dakika başı elektriklerin kesilmesi yetmiyor artı bir de faturalar abartılı bir şekilde geliyor, insanların alım gücü düşmüşken bu kadar da faturaların yüksek gelmesi gerçekten de hiç iyi bir şey değil. Şanlıurfa en genç nüfusu olan illerin başında geliyor, eğitim konusunda da zaten eğitimi gören gençler var ama yeterli değil, eğitim de gelişemedik ve bugün bir Eskişehir kadar olamadık. Dünya’da ki ilk üniversite Şanlıurfa’da olabilir ama bu bir şey, değiştirmez, Şanlıurfa eğitim konusunda ilerleyemedi, gelişmeler var ama bekleneni karşılamadı, Sağlık konusunda da sağlık bakanlığımız Şanlıurfa’da hep hastane açıyor ama nüfus arttığı için yetersiz diye düşünüyorum, en azından birkaç tane daha yapılması lazım diye düşünüyorum. Ben bir Şanlıurfalı olarak gerçekten doktorlarımıza ve sağlık çalışanlarına şiddeti kınıyorum ve medeniyete uygun bir şehir olarak da görmüyorum. Çünkü tarihe bakıldığında dünyanın en eski tarihi olan ve Mezopotamya’nın şehirlerinden birisidir, doktorlara şiddet olmaz bu tarihte de uygulanmaz, örneğin buraya gelen doktorlarımız da onlara daha kabahatli davranıyorlar, Şanlıurfalılara laf söylüyorlar ama onlar da bize yeri gelince kötü davranıyorlar. Burada çok iyi doktorlar ve hastaneler olsaydı biz şehir dışına çıkmazdık, kimse cebinde ki parasını durduk yere çöpe atmak istemez, o yüzden doktorlarımızın da hataları var.

2 gün de bir kanalda boğulan veya barajda boğulan illa birkaç tane gencimiz oluyor,

Zaten biz her yıl bu haberleri duyuyoruz, bakıyoruz ki kanallarda, barajlarda aileler veya çocuklar boğuluyorlar, örneğin belediye büyük havuz alanları açabilir, kadınlar için ayrı, erkekler için ayrı, gençler için ayrı yerler yapabilir. Belediyelerimizin açıkçası ellerinde böyle bir imkân var ve bunu neden kullanmıyorlar ben anlamıyorum, yazın 5. aydan 9. aya kadar her 2 gün de bir kanalda boğulan veya barajda boğulan illa birkaç tane gencimiz oluyor, yazık acilen devletin buna bir çözüm bulması gerekir. Ayrıca kanallarda da güvenlik sistemlerinin baya bir arttırılması lazım, ben açıkçası çok olumlu şeyler görmüyorum, havuzlar belediyeler tarafından açılmış olabilir ama ne şekilde açılmış belki gençlerimizin daha birçoğunun haberi yoktur. Burada 10 kişiyi durdurup sorsak belki 9’unun haberi yoktur 1 kişi tek biliyordur, yaptıkları çok ufak bir şeyin reklamını yapıyorlar bunun da reklamını yapsınlar. Gençleri oraya yönlendirsinler ve ailelerin gidebilecekleri yerler yapsınlar, bu havuzları yapıyorlar ama kimseye söylemiyorlar ve gençler biz pikniğe gidiyoruz deyip orada ki kanala girip boğulup ölüyorlar, ailelerinin ciğerlerine ateş düşürmekten başka bir şey yapmıyorlar. Biraz da siyasilerin bunu göz önünde bulundurmaları lazım herkes kendi şehrinde yaşasa bugün Şanlıurfa Türkiye’nin en kalabalık ili olurdu, dışarıda ki bütün büyükşehirlerin hepsi Urfalılardan oluşuyor. Şanlıurfa’mız gibi insanı zengin, toprağı zengin gibi bir şehri neden bu kadar sahipsiz bırakıyorlar ben anlamıyorum, 13 tane belediyemiz var ve bana hangileri çalışıyor diye sorarsan ben sana sadece Eyyübiye belediyesi derim. Büyükşehir belediyesi kendi binasını yıkıyor, gidiyor başka yerde bina yapımına izin veriyor orayı da kiralıyor ve kendi yıktığı yeri de park yapıyor, yıktığı her yeri de park yapmakta mükellef demem o ki Büyükşehir belediyesini ben hiç iyi görmüyorum.dedi.